KIZ KARDEŞİN HEDİYESİ (A SISTER’S GIFT) by GISELLE GREEN


Tanıtım:
İKİ KIZ KARDEŞ… EN İYİ ARKADAŞ… EN AZILI DÜŞMAN…
Kendi kanınızdan ve canınızdan birisi için yapamayacağınız bir şey var mı?
Hollie Hudson’la kocası Richard bir bebek sahibi olabilme umutlarını hızla yitiriyorlar. Hollie, rüyalarından vazgeçemez ve son çaresine başvurur, dik başlı kız kardeşi. Scarlett daha içine kapanık olan ablasının tam tersidir, fakat ablasının can attığı mucizeyi gerçekleştirebilecek kişidir.
Scarlett, her şeyini kendisini neredeyse tek başına büyüten ablası Hollie’ye borçlu olduğunu bilmektedir fakat bir de gizli bir nedeni vardır.
Bu arada umudu gittikçe azalan Hollie, hayatını etkileyecek bir karar vermekle yüz yüze kalır.

Baştan söylüyorum bak, spoiler içerir!
Ah Hollie vah Hollie, sana ne desem az. Orada olsaydım da keşke bir şey bilmez o beyinsizlerin arasında böyle hırpalanmasaydın. Sana üzüldüğüm kadar, sana sinirlendiğim kadar hocalarıma sinirlenmedim. Neyse sonunda dersini aldın ve güçlü olmaya başlıyorsun ya artık, bu da beni bir nebze rahatlattı.
Neyse, içimi döktükten şimdi gelelim kitaba. Kitaba ısınamadım açıkçası çünkü okurken sinir krizlerine girmekle meşguldüm. Kitap ilk olarak güzel bir şekilde başlıyor. Bir kız kardeşten bir de diğer kardeşten anlatıyor zaten olayları. Biri Londra’da biri Amazonlar’da. Scarlett’in işi için para gerekiyor ve o da eve dönmek zorunda kalıyor. Eğer para bulamazsa Amazonlar ve çalıştığı tohumlar tehlikede olacak. Neyse, eve tam da Hollie’nin ona ihtiyacı varken dönüyor. Hollie’nin bir takım nedenlerden çocuğu olmuyor ve kardeşinden bebekleri taşımasını istiyor. Sonuçta kardeşi, bebek de kendine benzeyecek diye de düşünüyor. Scarlett bunu kabul ediyor ama ondan su korkusunu yenmesini istiyor karşılığında. Scarlett her ne kadar iyilik yapıyor gözükse de her zamanki Scarlett, “bunu kabul edersem onlarda çocuk gelince evi satar ve bende payımı alır Amazonları kurtarırım” havasında. Tabi bu düşüncelerini kimse bilmiyor. Önce işi garanti olsun istiyor. Sonra tüp bebek tarzıyla –sanırım adı bu- bebek yapıyorlar ama olmuyor. Ama Hollie vazgeçmiyor ve ona kocasıyla birlikte olmasını söylüyor. Evet, bundan sonra benim tüm kayış kopuyor ve sinirden köpürüyorum. Kitabın devamında Scarlett bunu yapıyor çünkü bir nedeni var. Sonra ortaya şaşırtıcı şeyler çıkıyor ve her şey birbirine giriyor. Mutlu aile tablosu (!) bozuluyor ve… Gerisini de ben söylemeyeyim artık. İsteyen olursa okusun.

Şimdi de gelelim beni deli eden, saçlarımı yolduran yerlere. Arkadaş şu Scarlett denen varlığı gereksiz şahsiyetin nesini seviyorlar anlamadım bir kere. Bu kızın nasıl olduğu belli, hem de her şeyiyle baştan sona. Tamam hayır için, Amazonlar için uğraşıyor ve herkes onun olgunlaştığını söylüyor ama nedense benim gördüğüm “ergen kötü kalpli sinsi cadı” modundaki biri. Yazar keşke bu karakteri yazarken iyi düşünseymiş. Eğer melek görünümlü bir şeytan yapsaydı bence tam cuk olurdu. Böyle bana yapmacık ve zorlama geldi. Kitabın sonunda tüm her şeyden pişman olur dedim ama nerede, birisi onu çekiştirmese bencillik yapacak hala. Hayır, bir de kendi isteği ve hatası olan hamileliğini bitirip bebeği öldürecek ve Amazonları kurtarmalarına yardım edecek birine bu bebek senin diye yutturacaktı. Ve insanlar ona “melek” diyorlar. Sonra gel de sinirlenme paralanma.

Ahh, nasıl unuturum bir de Hollie’nin yarım akıllı ve karısı ne derse başını sallayan ve kendi düşüncelerini söylemeyen pis kocası Richard var. Hadi karın kısır diye utanıyor, biraz da insanların ve senin ailenin baskısı ile çocuk olsun diye uğraşıyor. Sonra gelip sana kız kardeşimle yat diyor ve sen karına rest çekip, ona doğru yolu göstereceğine ne yapıyorsun. Tutup kabul ediyorsun. Sonradan aklın başına gelse kaç yazar. Sen bir kere o hatayı yapmayacaktın.

Kitapta hoşuma giden sadece 2 şey vardı. Biri Hollie diğeri de beğendiğim bir ayrıntı olan kırmızı balon. Önce kırmızı balonu kısaca söyleyeyim, Hollie’nin ve bir çok kişinin eline geçen ve her şey başlamadan önce Scarlett’e yollanan ucunda not olan bir nevi mektup. Peki onun rolü ne derseniz de okuyunca görürsünüz.

Hollie’ye gelirsek. Aslında böyle karakterleri sevmem ama onunki de zor bir hayat. Annen olacak kişi seni doğursun ama bakmasın ve arkadaşına versin. Hatta üstüne bir çocuk daha yapsın ve ona da sen bak. Zaten Scarlett hep özgür ve bir şeyi yaparsa sonucunu umursamayan bir kız, onun her şeyini çek. Sonra onun hatası yüzünden kısır kal ama onu sevmeye devam et. Sırf bebeğin olmuyor diye çevrende seni hor görsünler. Hatalarına ve bebek için yaptıklarına kızsam da okudukça, gerçekleri öğrendikçe ve onun yerine kendinizi koyunca azıcık hak vermiyor değilsiniz. Ama sadece azıcık.  Ne olursa olsun ümidimi kesmediğim, sinirlendirse bile düzeleceğini düşündüğüm bir karakterdi. Tam düşündüğüm şekilde olmasa da düzeldi hatta daha güçlü oldu. Bir ara neden kısır kaldığını anlatırken bir kez daha Scarlett’e öfke ve kin kustum. Sonundaysa değişti ve o zavallı halinden kurtuldu. Hala sinir edecek yönleri varsa da ilk baştaki o kız değil ve bu bile bana yeter.

Bir de yazar keşke karakterlerin duygularına, tasvirlerine, olaylara yani derinlik yaratacak şeylere daha dikkat etseydi.  Tamam, tasvir var ama ne bileyim böyle okurken havada kalıyor, zaten aralarda ve bir iki ufak şey, ama onlarda pek bize sindirmiyor. Daha çok konuşmalar ve anlık düşünceler vardı kitapta. Onlarda birbirine girmişti. Bazen kim konuşuyor anlamadım. Keşke hepsini tek satıra sığdırmasaymış ya da düşüncelere yer bıraksaymış aralarında. Karakterlerin “hepsi iyi kişiler aslında” havası vardı kitapta ve hepsi de aynen böyle düşünüyor birbirleri için başlarda. Tamam, Hollie saf bunu kabul ediyorsunuz da gidip Scarlett’in neden gerçek halini kabullenmiyorsunuz. Hatta olanlar için Hollie, haklı olarak Scarlett’i suçladığında bile kocası Scarlett’e pek toz kondurmadı ve suçu ikisine yığdı ya kafamı duvarlara vurdum bir kez daha. Tamam başta hata onda ama Scarlett’de sana gerçek yüzünü göstermedi mi be adam!

Böyle kendimi bitire bitire daha çok şey yazarım ama bu millet akıllanmaz. Sözün kısası, kitabı sinirleri bayağı yerinde ve sabırlı olan kişiler okusun lütfen. Ondan sonra benim gibi ortalarda aklına geldikçe sinirlenip deli muamelesi görmeyin =)

Bir dahaki kitapta görüşmek üzere!

Yorum Gönder