TEHLİKELİ KIZIL by TARRYN FISHER | ÖN OKUMA PARTİSİ


Hepinize iyi akşamlar :)

Ayın üçüncü ve son Ön Okuma Partisi'ne hoşgeldiniz! Sizlerle ön okumamızı paylaşmadan önce, diğer parçalarını okumanız için Parti Takvimimizi, sonrasında ön okumamızı ve son olarak da kitabımızı kazanmanız için rafflecopter'ı paylaşacağım ;)


Parti Takvimi

23 Şubat - 2 Mart 2014
 4. Gün: Yorum Durağım


Takvimimizi paylaştığımıza göre şimdi de sıra geldi ön okumamıza. Herkese keyifli okumalar:

*****

Kırk sekiz saat sonra hastaneden taburcu oldum. Taburcu edilmeyi beklerken Caleb benimleydi. Estella’yı kucağında tutuyordu. Onu neredeyse kıskanacaktım, ancak Caleb bir eli kolumda, dudaklarını şakağıma dayamış şekilde parmağıyla elimin üstüne yuvarlaklar çizerek sürekli bana dokunuyordu. Caleb’ın annesi ile üvey babası az önce gelmişlerdi. Arkadaşlarıyla öğle yemeğine kaçmadan önce yaklaşık bir saat durup bebeği sırayla kucaklarına aldılar. Gittiklerinde rahatladım. Göğüslerim yavaşça süt sızdırırken insanların etrafımda dönüp durmaları benim rahatsızca kıpırdanmama neden oluyordu. Caleb için Bruichladdich markalı bir şişe viski, bebek için Tiffany’den bir kumbara ve benim için de Gucci’den bir eşofman getirmişlerdi. Kendini beğenmişliğine rağmen kadının mükemmel bir zevk anlayışı vardı. Eşofmanları giydim. Aşağı kata tekerlekli sandalyeyle indirilmeye beklerken parmaklarımla kıyafetimin kumaşını okşadım.

“Bunu bizim yaptığımıza inanamıyorum,” dedi Caleb on bininci kez bebeğin yüzüne bakıp. “Biz yaptık.”

Teknik olarak ben yaptım. Erkeklerin orgazm olup bir beşiği bir araya getirmekten başka bir şey yapmayıp bebeklerin oluşumunun altına kendi imzalarını atmaya hak kazanmaları ne büyük kolaylıktı. Bir elini uzatıp saçlarımla neşeyle oynamaya başladı. Zaafıma yenik düşüp gülümsedim. Ona karşı kızgın kalamıyordum. Mükemmel biriydi.

“Saçları kızıl,” dedi sanki benim çocuğum olduğunun inandırıcılığını ortaya koymak ister gibi. O bir Havuç Kafa, tamam. Zavallı çocuğu çok zor günler bekliyordu. Kızıllığın altından kalkmak kolay iş değildir.

“Ne? Bu tüyler mi? Saç değil ki,” diye alay ettim.

Yanında eflatun renkte polar battaniye getirmişti. Bebeğimizin birçok şeyi yeşil ya da beyaz renklerindeyken bunu nereden bulduğuna dair hiçbir fikrim yoktu. Hemşirenin ona öğrettiği gibi bebeği battaniyeye sarmasını izledim.

“Bakıcı ajansını aradın mı?” diye sordum ürkek bir sesle. Bu konu hassas bir konuydu, tıpkı benim umursamadığım ama onun şiddetle savunduğu emzirme konusu gibi. Sonuçta benim birkaç ay pompalayıp göğsüme silikon taktırmamda anlaştık. 

Kaşlarını çattı. Söylediğim şeyden mi, yoksa battaniye onu zorladığından mı anlayamadım.

“Bakıcı tutmuyoruz, Leah.”

Bundan nefret ediyordum. Caleb’ın işlerin nasıl olması gerektiğiyle ilgili hep fikirleri vardı. Sanki lanet olası Betty Crocker’ın ta kendisi tarafından yetiştirilmişti beyefendi.

“Çalışmaya geri dönmeyeceğini kendin söyledin.”

“Arkadaşlarım —” diye başladım ama sözümü ağzıma tıkadı.

“O şımarık boş beleş arkadaşlarının çocuklarıyla ne yaptıkları umurumda değil. Sen onun annesisin ve onu sen büyüteceksin, bir yabancı değil.”

Ağlamamak için dudağımı ısırdım. Yüzündeki bakışa bakılırsa bu savaşı yenemeyeceğimi biliyordum. Caleb Drake gibi birinin dişlerini göstererek ve kimsenin dokunmasına izin vermeyerek sahip olduğu her şeyin tepesinde dikileceğini biliyor olmalıydım.
“Bebekler hakkında hiçbir şey bilmiyorum. Ben sadece yardımcı olacak birini alabilirim diye düşünmüştüm...” Ve son kozumu da oynadım... Hafiften dudak büktüm. Dudak bükme genelde benim lehimde işe yarıyordu.

“Bir çözüm buluruz,” dedi soğuk bir sesle. “Doğum yapan diğer insanların hepsi bakıcı seçeneğine başvurmuyorlar, bir çözüm buluyorlar. Biz de buluruz.”
Estella’yı kundaklamayı bitirdi. Bebeği bana verdi ve bir hemşire gelip beni arabaya kadar tekerlekli sandalyemde götürdü. Yol boyunca Estella’ya bakmaktan korkarak gözlerimi kapalı tuttum. 

Caleb yeni “anne” arabamızı kaldırım kenarına yanaştırınca kundaklanmış bir bebeğin bebek koltuğuna sığmadığını fark ettik. Ben olsam anında suratımı asıp sinirlenirdim. İşler istediğim gibi gitmediğinde kontrolü kaybederdim. Ama Caleb gülmeye başladı ve kundağını açarken ne kadar salak olduğunu söyleyip bebekle konuşmaya başladı. Estella hemen uykuya dalmıştı ama o sohbet etmeye devam etti. Yetişkin bir adamın böyle çocukça davranması gülünçtü. Kemerini bağladıktan sonra benim binmeme yardım etti. Kapıyı kapatmadan önce dudağıma yumuşak bir öpücük kondurdu. Gözlerimi kapatıp bana gösterdiği bu ilginin tadını çıkardım. Onunla bağ kurduğumu hissettiğim o kadar az öpücük oldu ki. Hep başka bir yerdeydi... Başka biriyle. Eğer bebek bizi bir araya getirebilecektiyse belki de yaptığım şeyi yapmakta haklıydım.

*****

Son olarak sıra rafflecopter'ımızda. Herkese bol şans ve bir sonraki partimizde görüşmek üzere... :)
a Rafflecopter giveaway

Yorum Gönder