THE ORIGINALS: DÜŞÜŞ by JULIE PLEC | YORUM


Herkese merhabalar :)

Bugün sizlerle ilkini de keyifle okuduğum kitabımızın yorumunu paylaşacağım. Ama öncesinde isterseniz hem ilk kitabımızın tanıtımına ve yorumuna hem dizi kitap karşılaştırmasına hem de dizimizle ilgili inceleme aşağıdaki linklerden göz atabilrisiniz ;) Ayrıca aşağıdaki linkler yardımıyla kitabımızın tanıtımına da bakabilirsiniz ^^



  

*****

Yine çok güzeldi ya *.* Tamam, kitap dizisi gibi bir tat vermiyor ama o dönemi ve o dönemdeki kardeşlerin durumu da düşünülünce kesinlikle verdiği tat yeterli. Hatta artıyor bile :D Seviyorum ya ben bu seriyi, ki dizisindeki bağımlılığım da bunu anlatmaya yetiyor bile ;) Tek sorunum kitapların çok kısa gelmesi, yine tek oturuşta biten bir kitap oldu. Ve devam kitabı elimde olmadığından deli gibi bir özlem içindeyim T.T Umarım Go! Kitap  diğer kitabı da yine hızlı bir şekilde çıkarır da kısa sürede bu müptelası olduğum dünyaya geri dönebilirim :) Kökenler... özellikle de Klaus'm ve onun deliliği... Gerçi bu kitapta ilkinden, hatta onu tanıdığımdan beri daha da bir aşık Klaus okudum ama bu haliyle de her halinde olduğu gibi muhteşemdi <3 Ama, sanırım bu kitabın asıl olayı... bir dakika, yine heyecanlanıp spoiler vermeye başlayacaktım O.O Demek istediğim şu ki, eğer siz de bu paranormal dünyayı özlediyseniz bir an bile tereddüt etmeden elinize alıp okumaya başlayın. Ve eğer henüz tanışmadıysanız da ilk kitabını bir an önce alıp okumanızı tavsiye ederim. İkisi de kısa sürede biteceğinden o hızla bir de dizisine muhakkak başlamalısınız ;)

Tamam, yine hızımı alamayıp da yoruma devam etmeden önce hazırsanız konumuzdan bahsedelim biraz da:

AŞKIN KOKUSUNU ALDIM by MERAL KIR | KAPAK TANITIM (COVER REVEAL)


Herkese yağmurlu ve bahara göre oldukça kasvetli bir günden merhabalar :)

Bu hafta sizlere ikinci sefer oldukça güzel bir haberle geldim! :D Bugün sizlerle, çok yakında raflarda olacak olan, Sancaktarlar Ailesi Serisi 'nin dördüncü kitabı olan kardeşlerden Serra 'nın kitabının kapak tanıtımını paylaşacağım *.* Aslında sadece kapak değil, kitabımızın konusu, yazarımızın tanıtımı ve hepsinden sonra da ön okumamız ve süpriz bir iç tasarımla karşınızda olacağım ;) Ama öncesinde, dilerseniz, serimizin diğer kitapları hakkında bilgi almak açısından aşağıya yazarımızın ve serimizin diğer kitaplarının linklerini bıracağım ^^



Linklerimizi de verdikten sonra sıra geldi kapağımızın ve kitabımızın tanıtımına. Başlamadan önce, kapağımızın tam da ilkbahar havasında olduğunu ve içimi açtığını söylemeden edemeyeceğim ;)

Hazırsanız başlıyoruz:

TATLI CAZİBE (SWEET TEMPTATION) by WENDY HIGGINS | KİTAP ve YAZAR TANITIM

Herkese, havaların bile nasıl olacağını şaşırdığı günlerden merhabalar :)

Bugün sizlerle, tam da böyle havaların üstüne duymaktan zevk alacağınız bir haberi paylaşmak için geldim *.* Bildiğiniz gibi, sevgili Go Kitap!  muhteşem finalinden sonra Sweet Trilogy Serisi 'nin biricik Kaidan 'in ağzından yazılan son kitabını da çıkaracağını söylemişti. Ve biz serinin hayranları da kitabımızın çıkması için aylardır heyecanla bekliyorduk. Evet, evet! Doğru bildiniz, sonunda kitabımız çıkıyor ve biz de hikayeye bir de Kai 'ciğimin gözünden bakabileceğiz böylece <3


 

 
 
 
Kitabımızın kapağı ve tanıtımına geçmeden önce, yukarıdaki linklerden eğer isterseniz serimizin diğer kitaplarının tanıtım ve yorumlarına ulaşabilirsiniz ;) Bir de, eğer hala bu seriye başlamadıysanız... muhakkak okumanızı öneririm :* 

Hazırsanız, yakışıklı Nefil'imiz Kai'yi daha iyi tanımaya başlayalım:

KARANLIK SEVGİLİ (DARK LOVER) by J. R. WARD

https://www.goodreads.com/book/show/42899.Dark_Lover

Tanıtım:
Vampirler aramızda mı? Daha yakından bakmaya ne dersin?.. New York'un suçun kol gezdiği karanlık gecelerinde, insanların farkında olmadığı bir savaş daha sürüyor: Vampirlerle Kırıcılar eski, kadim bir nefretin kıskacında birbirlerini yok etmeye yeminli… Altı savaşçı vampirden oluşan gizli bir kardeşlik örgütü, ırklarını savunmak için tüm varlığını ortaya koyuyor. Kırıcılar, bu Kara Hançer Kardeşliği'nin lideri, dünyadaki tek safkan vampir olan Wrath'ı yok etmek için tüm güçleriyle savaşıyor. Yüzyıllar önce Kırıcıların tüm ailesini katlettiği Wrath'ın onlarla görülecek bir hesabı var. Tüm hayatını bu hedefi n üstüne kurmuş olsa da en yakın arkadaşı Darius'un öldürülüp de melez kızını ona emanet etmesiyle işler sarpa sarıyor.

*****

Bu rekoru kesinlikle birileri bir kenara yazmalı, çünkü 24 satten oldukça kısa bir sürede 540 sayfalık muhteşem bir kitabı bitirdim! Hatta buna bu durumda bitirmek demek oldukça hafif kalır, resmen kitabı yedim :O Amanın, amanın, amanın! Sen nasıl muhteşem bir kitaptın böyle *tears* Keşke, keşke elimde tüm devam kitapları olsaydı. Eminim serinin 14-15 kitabını daha hafta dolmadan bitirir, ortalarda yeni kitap için büyük bir açlıkla dolaşırdım. Muhteşem! *.* Bilmiyorum belki uzun zamandır sadece vampirler ile ilgili iyi bir kitap okumadığımdan mı yoksa tam da ihtiyacım olan kitabı bulmamdan mı ya da kadının ve serinin aldıkları tüm övgüleri çokça haketmelerinden mi bilinmez ama resmen müptelası oldum serinin <3 Hele Wrath'ın... ;) Ahh bebeğim ya, hiç de böylesi çarpacağını tahmin etmemiştim. Hele de başlardaki o sinir bozucu haline rağmen. Ama okudukça fena çarptı. Üstelik o da değil, Kardeşlik'in tüm üyerlerine -evet Z'ye bile- fena kapıldım. Ahhh, kadın cidden bu işi biliyor. Hem de yazıldığı zamana rağmen *.* Damn! Umarım devam kitaplarının dili çok ağır değildir, çünkü tek istediğim şey tüm seriyi bir anda yalayıp yutmak :) Ki şunu da söylemem gerek, herkes seri için ilk iki ya da üç kitaptan sonra açılıyor diyor. OMG! Eğer açılıp daha iyi olmamış hali buysa kesinlikle devam kitaplarında ölürüm ben *heartattack*

Tamam, şimdi derin derin nefesler alıp uykusuz gecemin ve heyecanımın yatışması için sizlere kitabımızın konusundan biraz bahsedeceğim. Daha sonrasında ise kaldığımız yerden dedikodumuza devam edeceğim:

YABANCI by ÖZNUR YILDIRIM


Tanıtım:

Sen cennetin varlığından gurur duy, ben cehennemi istiyorum.

Yağan kar şiddetini gitgide artırıyor, koyu renk saçlarıma tutunan kar tanelerinin sayısı çoğalıyordu. Konuşmadı, konuşmadım. Sessizlik... Aramızda her daim geçerli olan bir alfabeydi sessizlik. Ben de bu alfabeye bir kez daha boyun eğdim ve uzun, titreyen parmaklarımı avuçlarımın içine bastırdım. Elimi yanıma indirdiğimde avuçlarımda eriyen kar yere damladı...

Rengi, kan rengiydi.
Rengi, kaybın rengiydi.
Rengi, bir cinayetin rengiydi.

*****

Birisi bana kitabın gerçekten de burada bitmediğini ve elimdeki baskının eksik olduğunu söylesin? Hem de sonundaki ithaf kısmına rağmen! Lütfen... T.T Ahhh, gerçekten de muhteşemdi, olağanüstüydü ve okuduktan sonra bile sayfaları bilinçsizce açıp kendimi sevdiğim kısımları tekrar tekrar okur bulacağım kadar başarılı bir kitaptı <3 Wattpad'de yayınlanması ve büyük hayran kitlesi olmasından dolayı ilk duyduğumda, ne yazık ki, önyargılı bir şekilde okumadım. Sonrasında da, uzun bir süre sadece yabancı yazarları okumak istediğimden, duysam bile göz gezdirmedim bile. Üstelik normalde watty hikayelerini çok sevmeyen arkadaşlarımın bile övmesine rağmen! Ve şu an öylesine pişmanım ki :( Konu belki hepimizin bir şekilde okuduğu ya da duyduğu tarzda bir konu olabilir ama kitabı bu kadar harikulade yapan da kesinlikle bilindik bir konuya rağmen yazarın onu böylesine ihtişamlı bir hale getirebilmesi *.* Üstelik 600 sayfaya ve küçük puntolu yazılarına rağmen! O.O Kitabımız gerçekten de baştan sona oldukça sürükleyici, kendine hayran bırakan, her sayfasında altını çizip bir yerlere not almak isteyeceğiniz cümleler ve sonunda da "keşke Wattpad'de iken okusaydım" diyebileceğiniz bir anlatımla devamını yıllardır suya aç bir toprağın yağmuru beklemesi gibi sabırsızlıkla bekleyeceğiniz derecede muhteşem bir kitaptı... Eğer hala okumadıysanız ya da tereddütünüz varsa kesinlikle bir an önce alıp okumanızı ısrarla tavsiye ediyorum ;) Kitabımız verdiğiniz her kuruşa kesinlikle değecek derece başarılı ve uzun süredir özlediğiniz o profesyonelliği size tattıracak kadar iyi bir kitap *.* Ki kızımızın gizli bile olsa o bayıldığım kickass potansiyelinin olmasından ve en önemlisi de Ediz Çağıran gibi bir varlıktan söz etmiyorum bile ;) Ahhh, bak aklıma geldi gene o son sahneler ve yiğidimin kızın gözüne gözüne soktuğu halde safımın hala anlamadığı o hali... *eridi*

Tamam, şimdi kısa bir ara verip kitabımızdan daha fazla bahsetmeden önce gelin size kitabımızın konusundan herhangi bir spoiler vermeden bahsedeyim. Daha sonra incelememize devam edelim, hatta belki sizlerle sevdiğim birkaç alıntıyı da paylaşabilirim:

BENİMLE ASLA TANIŞAMAYACAKSIN by LEAH THOMAS | YORUM


Herkese merhabalar :) 

Bugün sizlere daha öncesinde kitap ve yazarını tanıtıp sonrasında da ön okumasını paylaştığım kitabımızı yorumlayacağım. Ama öncesinde aşağıya tanıtım ve ön okumamıza ulaşmanız için bir link bırakacağım ;) 




 *****

Hem ay başındaki fuar hem hastane işlerim hem de sınavlarımın yaklaşması nedeniyle bu ay kitap okuma konusunda kesinlikle çok verimsiz geçti :( Kitabımıza ayın onbeşinde başlasam da hastane işleri dolasıyla araya zaman girince dün tekrar baştan başladım ve kısa sürede bitirip devamı için sayfaları karıştırdım resmen. Bu tarz kitapları sevmeye sanırım geçen sene fuardan aldığım ön yargılarımızla ilgili farkındalık yaratan Mucize (yorumum için tıklayınız...) ile başladım, sonrasında ne yazık ki uzun süredir toplumumuzun kanayan yarası olan tecavüzle ilgili genç/küçük bir kızın yaşadıklarını anlatan Konuş Benimle (yorum için tıklayınız...) ile devam ettim ve daha sonrasında da yine ergenlik çağındaki, hepimizi yaşadığı sorunlarla depresyona giren bir gencin hikayesini anlatan Komik Bir Hikaye (yorumum için tıklayınız...) ile bize bu tip mesajları çok boğmadan veren kitapları sevdiğimi anladım. Ki kitabımız da benim için, bir ara her ne kadar şüphe ettirse de, bu tarz konulu ve önerdiğim kitaplar arasında yerini aldı. Aslında onlar kadar belli edip de daha toplumsal bir mesaj vermese de kesinlikle verdiği arkadaşlık ve doğru arkadaşın bizim üzerimizdeki etkisi konusundaki mesajı ile okuduğunuza pişman etmeyecek bir kitap oldu benim için. Özellikle de yaşadıkları ya da yaşayamadıkları hayata rağmen iletişimi kesmeyip birbirlerine destek olmaları ve zamanla geliştirdikleri arkadaşlıkları sayesinde hayata bağlanabilmeleri konusunda... *.* Gerçekten de kısa sürede okunan, tadı damağınızda kalan, devamını arayacağınız ve okumaktan pişman olmayacağınız bir kitaptı bana göre ^^ Üstelik bunların yanında hafif dozda bir bilimkurgu da bence hikayeye oldukça güzel bir sos katmıştı ;)

Tamam, derin bir nefes alalım ve uzun bir giriş kısmından sonra kitabımızın konusuna göz atarak bir soluklanalım:

BENİMLE ASLA TANIŞAMAYACAKSIN by LEAH THOMAS | TANITIM ve ÖN OKUMA

Herkese merhabalar :)

Bugün sizlerle konusunu okuduğumdan beri ilgimi çeken ve sonunda okumaya başladığım kitabımızla yazarımızın tanıtımını yapacağım. Daha sonrasında ise kitabımızın ön okumasını sizlerle paylaşacağım. Kitabımızı okuduktan sonra ise yorumum sizlerle olacak ;)

Hazırsanız başlayalım:

GÜÇOBURLAR by KUTLUKHAN KUTLU & ASLI TOHUMCU


Tanıtım:
Güçoburlar... Tahakküm arzusunun, despotluğun ve diktatörlüğün farklı çehreleri…

15 yazardan 15 öykü...

"… kitleleri kendi suretinde biçimlendirmeye, kendi hamuruyla yoğurmaya çalışan kişi, tarih içinde farklı çehrelere sahip olsa da, nihayetinde hep aynı pozu veriyor, benzer hasletler sergiliyor. İşte bu kitap, o farklı çehreleri ve benzer hasletleri, farklı bakış açılarından resmetmeye yönelik bir çabanın ürünü."

*****

Güçobular benim Eren'den (Saklama Kabı) görüp merak ettiğim ve okuduğu bir alıntı sayesinde "kesinlikle alıp okumam gerek" dediğim bir kitaptı. Ki kitabımız da kesinlikle bu ilgimin hakkını verircesine oldukça iyi bir şekilde başladı ve her hikayesine ayrı bir şekilde hayran bırakarak veda etti. Çok iyiydi, çok çok iyiydi. Muhteşem! *.* Açıkçası en başta kitabı merakımdan alsam da kafamda bu kadar hayran kalıp da yorum yapmak yoktu. Sonuçta birbirinden ayrı 15 öykü olduğundan nasıl bir yorum yapabilirdim ki? O nedenle yorum yapmam diyordum ama kitabımızı bitirdikten sonra dayanamadım ve konusu bakımından çok konuşamayacak olsam bile yine de hislerimi yazmak istedim. Kitabımızı sevmemin bir diğer sebebi de ilgimi çeken konularda yazan bu yazarların hepsiyle ilk kez tanışacak olmam ve bu sayede belki ileride kitaplarını okumak adına bir fikir edinecek olmamdı. Ki kitabımız bu konuda da oldukça yardımcı oldu :)

Şimdi isterseniz size kitabımızın genel konusundan kısaca bahsedeyim, zira uzun uzun konuşacak olursam size okuyacak bir şey kalmaz ;) Daha sonrasında da kitabımız ve yazarlarımız hakkında incelememe devam ederiz:

GİTTİM GÖRDÜM: 2016 CNR KİTAP FUARI

Herkese bu güzel cumartesi gününden bir kez daha merhabalar :)

Bugün sizlerle, bu yıl üçüncü fuarını düzenleyen CNR fuarı hakkında konuşacağım ^^ Aslında fuar konusunda kitaplar kısmında konuşabileceğim pek bir durum yok ne yazık ki :( Liste yapıp gitmeme rağmen ne yazık ki listemdeki çoğu yayınevi ya ayrıca bir stand açıp istediğim kitapları getirmemişti ya da yayıncıların kendisi yoktu :/ O nedenle pek de istediğim kitapları alamadım. Ama bu demek değil ki hiç kitap almadım. Tamam, Tüyap'ta toplayıp geldim kitapları gene eve ama yayınevleri sağ olsun beklenen bazı kitaplarını sonrasında çıkarınca gene almam gerekenler çoğaldı. Yine de dediğim sebeplerden çoğu kaldı ama bu da benim yeni yayınevlerine yönelip yeni kitaplar ve yayınevleri tanımamı sağladı :D Ki sanırım fuarın en keyifli ikinci kısmı da bu oldu.

Fuar muhabbetimi derinleştirmeden önce, geçen seneki yazımda da değindiğim fuara gidiş yolunu ne olur ne olmaz tekrar hatırlatmak istiyorum. Malumunuz fuarımız hala devam ediyor ve bu pazar da sona erecek. O nedenle geç de olsa gitmek isteyenler için faydalı olması açısından bir kez daha hatırlatayım ve sonrasında da fuar yazımıza devam edeyim:

THE ORIGINALS: DÜŞÜŞ by JULIE PLEC | KİTAP + YAZAR TANITIM

Herkese güzel bir günden merhabalar :)

Bugün sizlerle, daha öncesinde tanıtımını yaptığım ve sonrasında da hem dizisini hem de kitabını yorumladığım The Originals: Yükseliş  kitabımızın devam kitabını tanıtacağım. Okuduktan sonra da yorumum tabi ki sizlerle olacak ;) Tanıtıma geçmeden önce, isterseniz aşağıdaki linklerden kitabımızla ilgili yazılarıma ulaşabilirsiniz ^^

Kitabımızın devamını bekliyordum, zira Klaus bebeğim her daim özlenir *.* Ama adı da korkutmuyor değil :( Malum, Klaus'cu olduğumdan üzülmesine ya da başına fena bir şey gelmesine dayanamıyorum da... Bakalım, belki hiç de göründüğü gibi şeyler olmaz :) Yak bebeğim New Orleans'ı, yey! :D







Linklerimizi verdikten sonra, hazırsanız kitabımızı ve yazarımızı tanıyalım:

DİŞİSEL GERİLİM by İDİL HAZAN KOHEN


Tanıtım:
Mutlu sonla biten masallar, Bir öpücükle bağlanan yaşamlar, Hep eksik anlatılmış bize… Prens prensesi öptükten sonra anlatıcının arazi olması, Boşuna değilmiş meğerse! 

Bir kere o prens hayatınıza öyle tek başına girmeyecek, Önden travmalarını, arkadan akrabalarını sürükleyecek, Ukala kız kardeş, sümüklü yeğenler, illet arkadaşlar, Hep beraber bodoslama dalacaklar hikâyenize. İsyan edip kaçmak isteseniz de Hep o kalp sızısı dur diyecek size, Şüphe bile etmeyeceksiniz kendinizi ezip geçmekte. 

 Peki, karşınızdaki aşk buna değer mi sizce?

*****

Açık konuşayım, ben ilk kitabı okumadım. Ama kitabı okurkende çok da eksilikliğini hissetmedim. Zira yazarımız yazarken oldukça samimi ve sanki Dila'nın hayatına hep dahilmişiz gibi yazdığından hemen adapte oluyorsunuz. Bu sayede de ilk kitabını okumadığınızdan dolayı çok da bir eksilik hissetmiyorsunuz :) Yine de keşke Kaan'ı daha iyi tanımak açısından ya da tam aşık Dila'yı görmeden ilk kitapla kızımızı bir tanısaydık diyebiliyorsunuz. Ama dediğim gibi, yazarımız bunları çok sorun etmememiz için gayet iyi bir şekilde yazmıştı ;) Bu en iyi kısmıydı, en kötüsü ise... o son nedir ya? Hatırladıkça sinir oluyorum şu an. Şimdi, iş oldu mu yoksa olmadı mı? Ya da neden öyle dedi o adam? Kitap boyunca her şeye dayandım ama bir türlü o sondan kurtulamadım. Canım yazarım, birçok şeyde olduk da bence biz o sonda olmadık. Valla fena oluyorum hala, bir el at da biz bu sonu bir konuşalım. Zira sonraki kitapta öğreninceye kadar içime dert olacak yoksa! -_-**

Tamam, tüm enerjimizi boşaltıyor ve konumuza odaklanıyoruz. En azından bir süre için:

BİR BAŞKA DEFTER: LOS ANGELES BB CİNAYETLERİ | DEATH NOTE


Tanıtım:
Los Angeles bir dizi seri cinayete sahne oluyor. Ünlü dedektif L, BB Cinayetleri olarak anılan ve belli bir düzen doğrultusunda işlenen bu karmaşık cinayet vakalarını çözmek için iş başında ve Naomi isminde bir eski FBI ajanı da bu tüyler ürpertici cinayetlerin çözülmesi için L'ye yardım ediyor. Ve Death Note'dan alışkın olduğunuz üzere, ne hiçbir şey göründüğü gibi ne de işler giderek kolaylaşıyor. Death Note Bir Başka Defter, heyecan dolu bir polisiye.

*****

Herkese merhabalar :)

Aslında kitabımız hem çok uzun olmadığından hem de bir manganın yan kitabı olduğundan çok da yorum yapmak istemiyordum. Genelde okuduktan sonra instagram üzerinden kısa kısa değiniyorum şu sıra bu tür kitaplara. Ama kitabımızı yorumlarken bir yandan da kısacık da olsa Death Note  'a değinmek istediğimden ve ikisini de o şekile yorumlamayı planladığımdan bu postu yazmaya karar verdim :)

Hazırsanız başlayalım: